Blog

9 Aralık 2019

Kronik kaygı (anksiyete) ve başetme yolları

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUN DAVRANIŞSAL TEDAVİSİNE FARKINDALIK ve KABUL TABANLI STRATEJİLERİN YERLEŞTİRİLMESİ

Prof. Dr. Selçuk Aslan

Uzm.  Psk. Irmak Tuğcu

Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB), kontrol edilmesi zor olan yaygın, aşırı endişenin merkez olarak tanımlandığı kronik bir kaygı bozukluğudur. Yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konan bireyler ayrıca kronik kas gerginliği, kolayca yorgun olma hali, sinirlilik veya gerginlik ve uyuma zorluğu gibi bağlantılı semptomları da bildirmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar YAB için yaşam boyu % 5,7 oranında tekrarlanma sıklığı ortaya koymaktadır.YAB genellikle diğer psikolojik bozukluklarla (çoğunlukla sosyal fobi ve majör depresyon) ve daha fazla fonksiyonel bozukluğa yol açan somatik şikayetlerle birlikte de ortaya çıkar. Bilişsel-davranışçı müdahalelerin yaygın anksiyete bozukluğu için yarar sağladığı gösterilmiştir.  Alışılmış tedavi yöntemleri arasında uygulamalı gevşeme, bilişsel terapi ve bir çeşit maruz bırakma teknikleri bulunur. Bu yöntemde kişilerin aklına sıklıkla gelen olumsuz varsayımların geçerliliği ve akla yatkınlığı ve olabilirliği incelenir, imgeleme ile bu varsayımların gerçekleşmesi durumuna alıştırmalar yapılarak kişinin duygularını tanıması ve bunların gerçekleşme aşamalarında baş etme yolları neler olabileceği tartışılır, olası çözüm yolları araştırılır. Nihayetinde bu düşüncelerin birer tahmin olduğu birer gerçek olmadığı noktasında kendisi ile iç konuşma yapan danışan bu kaygı verici düşüncelerini belirlenmiş bir zaman erteleme konusunda çalışır. Böylece günün çoğunu bu yarasız işlevsiz varsayımları düşünerek geçirmekten sıyrılmaya çalışır.  Ancak buna rağmen, YAB anksiyete bozukluklarının en az başarıyla tedavi edilenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Araştırmaların çoğu, danışanların ortalama ancak % 35’inin, tedavi sonrasındaki iyi işlevsellik durmuna ulaşabildiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, bu tedavilerin yaşam kalitesi veya diğer kapsamlı işlevsellik ölçüleri üzerindeki etkileri de nadiren araştırılmaktadır. Bu yüzden tedavi yöntemi üzerindeki araştırmalar devam etmektedir. Son dönemdeki gelişmeler, YAB tedavisinde mindfulness (farkındalık) ve kabullenme bazlı tedavi stratejilerinin yaygın anksiyete bozukluğuna karşı etkili olduğunu göstermiştir.

Mindfulness (farkındalık) temelli tedavinin temel bileşeni, danışanlara çeşitli bağlamlarda, farkındalığın kabul eden ve yargılamayan tutumunu nasıl uygulayacakalarını öğretmeyi içerir. Bilişsel terapiden fragmatik nefes ve aşamalı kas gevşemesi (bunlar için duyumsamaları değiştirme çabaları yerine, fark etme bilincini vurgular) içermesine rağmen, pek çok egzersiz farkındalık temelli tedavi temellerinden gelir. Farkındalığın hem bireylerin içsel deneyimlerine merak, açıklık ve şefkat getiren hem de bireyin dikkatini nazikçe tekrar tekrar yönlendirmeyi çalışan bir süreç olduğu vurgulanır. Danışanlara tedavi süresince ve seanslar dışında kendilerinin de sürdürebildikleri, hem formel hem informel farkındalık egzersizleri tanıtılır. Formel egzersizler; nefes alma, aşamalı kas gevşemesi, duyumsal egzersizler (örn. seslerin farkındalığı), imgesel çalışmalar (örn. yaparaklardaki düşünceler egzersizi; dağ meditasyonu), ve duygu odaklı alıştırmalar (duyguların farkındalığı) içerirler. Terapinin ilk yarısında,  bu egzersizler beden duyumsamaları farkındalığından, başlangıç seviyesindeki zihin egzersizlerine (örn. kuru üzüm alıştırması),duygular ve düşüncelerle mücadeleye (örn. yapraklar üzerindeki düşünceler ve bulutların üzerindeki duygular) şefkatten (örn. zorluğu davet edip beden aracılı ile onunla çalışmak), üstün gözlemci benliği geliştirmeye (örn, dağ meditasyonu) doğru bir ilerleme kaydeder. Danışanlar ve terapistler işbirliği içerisinde aşamalı olarak daha kolay egzersizlerden daha zorlarını uygulamara geçerler. Daha sonra, özellike zorlu olan farkındalık ve kabullenme öğelerini vurgulayan bir egzersiz seçerler ve bunu uygularlar. Bu formel egzersizler, hastaların yemek yemek, bulaşık yıkamak, duş almak, diş fırçalamak, araba kullanmak gibi çeşitli günlük aktivitelerde farkındalık geliştirdikleri informel egzersizlerle tamamlanmaktadır. Aynı zamanda bu egzersizler, kişiler arası etkileşimler gibi önemli yaşam faliyetlerinde farkında olma pratiği dahil olmak üzere, daha karmaşık uygulamaları da içerir.

Danışanlar için özellikle önemli ve zorlayıcı bulunan bilinçli farkındalık unsurlarından biri yargılıyıcı olmayan, suçlayıcı olmayan şefkatli farkındalıktır. Bunun için, tekrarlanan farkındalık egzersizlerine ek olarak, şefkat yoluyla modelleme ve terapötik ilişki teşfik edilir. Genellikle hastalar, istenmeyen düşünceleri, duyguları ve davranışları konrol etmek için sert bir iç tutumun gerekli olduğu inancını ifade ederler. Bu kuralı salt gerçekmiş gibi kabul etmek yerine, hastalar bir şefkat altında, yargılayıcı bir tutum olmadan, ne tür yaşamsal ve tatmin edici değişiklikler yapmanın mümkün olduğunu test etmeye ve daha yakından incelemeye teşvik edilir. Müdahalenin kabul edilebilirliğini en üst düzeye çıkarmak ve davranışsal esnekliği arttırmak için, danışanlara düzenli olarak hangi uygulamaları yapacaklarını seçmelerine izin verilir. Bazı hastalar ilerleyici kas gevşemesini faydalı bulup ve düzenli olarak kullanmaya devam ederken; diğerleri birkaç hafta pratik yapar ve sonra kullanmayı keserler. Bazı danışanlar düzgün bir oturma uygulamasına başlar ve meditasyon pratiği için diğer bağlamları sürdürmeye devam ederler.  Diğer danışanlar, dikkatli bir şekilde kendilerine özgü uygulamalar geliştirirler. Danışanların kendileri için en iyi olanı seçmelerine izin vermek ve onları en azından daha az çekici bulduğu uygulamaları denemeye teşvik etmek arasında bir denge kurmaya çalışılır çünkü bu uygulamalardan da öğrenilecek bir şeylerin olabileceği vurgulanır. Buna rağmen, danışanın belirli uygulamalara yönelmelerine izin vermenin, uygulamalarını sürdürmelerini daha muhtemel hale getirdiği savunulur. Ek olarak, tedavi bittikten sonra uygulamayı sürdürmenin yollarından biri olabileceğinden, seanslar dışında istedikleri alanda uygulayabilecekleri informel uygulamalar hatırlatılır ve bu konuda ulaşabilcekleri kaynaklar verilir. Danışan/Hastalarımızın çoğu, tedavi sonrası en çok informel uygulamalara odaklanır, ancak bu uygulamalar dışında, tedavi süresince kazandıkları farkındalık becerileri, semptomları ve tedavi sürecinde işleyişi konusunda önemli gelişmeler görmeye devam ederler.

Kaynaklar

Baer, R. A. (Ed.). (2015). Mindfulness-based treatment approaches: Clinician’s guide to evidence base

and applications. Elsevier.

Kabat-Zinn, J. (1994). Wherever you go, there you are: mindfulness meditation in everyday life. New

York: Hyperion

Newman, M. G., Castonguay, L. G., Borkovec, T. D., Fisher, A. J., Boswell, J. F., Szkodny, L. E., &

Nordberg, S. S. (2011). A randomized controlled trial of cognitive-behavioral therapy for

generalized anxiety disorder with integrated techniques from emotion-focused and interpersonal

therapies. Journal of consulting and clinical psychology, 79(2), 171.

Segal, Z. V., & Teasdale, J. (2018). Mindfulness-based cognitive therapy for depression. Guilford

Publications.

Genel

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.